Ramazan’da değişen beslenme düzeni sindirim sistemini doğrudan etkiliyor. Gün boyu aç kalan mide, iftarda bir anda yoğun ve yağlı besinlerle karşılaştığında asit üretimi artıyor. Bu durum, mide yanması ve reflü şikâyetlerinde belirgin yükselişe yol açıyor.
Uzmanlara göre özellikle reflü hastaları için iftar ve sahurda yapılan beslenme hataları ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.
İFTAR ŞOKU MİDEYİ ZORLUYOR
Uzun süren açlık sonrası hızlı ve aşırı yemek, mideyi aniden genişletiyor. Bu baskı, mide kapağının gevşemesine ve asidin yemek borusuna kaçmasına neden oluyor.
Sonuç: Yanma, ekşime ve göğüste baskı hissi.
YAĞLI VE AĞIR YEMEKLER RİSKİ ARTIRIYOR
Kızartmalar, hamur işleri, bol baharatlı yemekler ve işlenmiş gıdalar midede uzun süre kalıyor. Sindirim süresi uzadıkça asit üretimi artıyor ve reflü şikâyetleri şiddetleniyor.
Aç kalma korkusuyla iftar ve sahurda aşırı tüketim yapmak mideyi daha da yoruyor.
YEMEK SONRASI UZANMAK EN BÜYÜK HATA
Özellikle sahurdan hemen sonra yatmak, mide asidinin yemek borusuna daha kolay kaçmasına neden oluyor. Yerçekiminin koruyucu etkisi ortadan kalktığında yanma ve ekşime şikâyetleri artıyor.
Bu alışkanlık, var olan reflüyü daha ağır hale getirebiliyor.
ÇAY, KAHVE VE ASİTLİ İÇECEKLERE DİKKAT
İftar ve sahur arasında tüketilen koyu çay, kahve ve gazlı içecekler mide asidini artırıyor. Kafein aynı zamanda mide kapakçığını gevşeterek reflü riskini yükseltiyor.
RELFÜ SADECE MİDEYLE SINIRLI DEĞİL
Reflü ilerlediğinde göğüs ağrısı, çarpıntı hissi ve hatta kalp krizini taklit eden belirtiler görülebiliyor. Mide asidinin solunum yollarına kaçması durumunda nefes darlığı ve astım benzeri şikâyetler de ortaya çıkabiliyor.
RAMAZAN’DA REFLÜYÜ TETİKLEMEMEK İÇİN
* İftara hafif besinlerle başlayın
* Yavaş ve kontrollü yiyin
* Yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçının
* Yemekten sonra en az 2 saat uzanmayın
* Sahurda hafif ve sindirimi kolay besinleri tercih edin
Ramazan’da doğru beslenme alışkanlıkları hem oruç sürecini kolaylaştırıyor hem de mide sağlığını koruyor. Özellikle reflü, gastrit ve ülser hastalarının bilinçli hareket etmesi büyük önem taşıyor.



