Öğer, kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel olaylar olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bunun aynı zamanda küresel ölçekteki sömürü düzeni ve toplumsal sorunlarla bağlantılı olduğunu ifade etti.
“Şiddet ve Bağımlılık Birbirini Besliyor”
Dernek tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin önemli bir toplumsal sorun olmaya devam ettiği vurgulandı. Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kadınların önemli bir kısmının fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kaldığına dikkat çekildi.
Yeşil Yıldız Derneği’nin çalışmaları kapsamında bağımlılık ile şiddet arasındaki ilişkinin de incelendiğini belirten Öğer, özellikle alkol, madde ve kumar bağımlılığının aile içi şiddeti artıran önemli faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Açıklamada ağır alkol kullanımının partnerlere yönelik şiddet riskini ciddi oranda artırdığı, madde kullanımı ve kumar bağımlılığının da aile içi şiddet oranlarını yükselttiği belirtildi.
Kadın Cinayetlerine Dikkat Çekildi
Açıklamada son yıllarda kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin de önemli bir sorun olarak devam ettiği vurgulandı. Kadınların çoğu zaman kendi hayatlarına dair karar alma süreçlerinde şiddetle karşı karşıya kaldığı ifade edilerek, bu durumun toplumsal bir sorun olarak ele alınması gerektiği kaydedildi.
Küresel Gelişmelere de Değinildi
Öğer, açıklamasında dünyadaki bazı olaylara da değinerek kadınlar ve çocukların savaş ve çatışmalardan en fazla etkilenen kesimler olduğunu söyledi. Bu kapsamda Gazze’de yaşanan çatışmalar ile küresel ölçekte gündeme gelen Jeffrey Epstein dosyası gibi olayların da kadın ve çocuklara yönelik istismar ve şiddet tartışmalarını gündeme getirdiğini ifade etti.
Sivil Topluma Dayanışma Çağrısı
Yeşil Yıldız Derneği, açıklamasında kadın dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulunarak kadına yönelik şiddetle mücadelede daha güçlü bir dayanışma gerektiğini belirtti.
Çözüm Önerileri Sıralandı
Dernek tarafından yapılan açıklamada kadına yönelik şiddet ve bağımlılıkla mücadele için bazı öneriler de paylaşıldı. Bu kapsamda aile hekimlikleri bünyesinde psikososyal danışma merkezlerinin kurulması, bağımlılık ve şiddet riskinin yüksek olduğu bölgelerde erken müdahale programlarının uygulanması, danışma ve rehabilitasyon merkezlerinin yaygınlaştırılması ile dijital platformlarda kumar ve bahis bağımlılığına yönelik düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, kadınların güven içinde yaşayabildiği ve bağımlılığın yıkıcı etkilerinin azaltıldığı bir toplum için mücadeleye devam edileceği vurgulandı.





