Elazığ’da eski devlet hastanesi ile askeri hastane arazilerinin satışa çıkarılacağı iddiası kentte tartışmayı alevlendirdi. AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı “Elazığ sahipsiz değildir” açıklaması yaparken, muhalefet kanadından “bu durum büyük bir skandal” tepkisi geldi. Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Erhun Karakuş ile HÜDA PAR İl Başkanı Metin Suiçer ise satışa karşı çıkarak “şehrin geleceği” uyarısında bulundu.

Whatsapp Image 2026 04 26 At 12.55.43

Sağanak ve dolu sonrası bodrum katını su bastı: Eşyalarının üzerine basarak içeri girdiler
Sağanak ve dolu sonrası bodrum katını su bastı: Eşyalarının üzerine basarak içeri girdiler
İçeriği Görüntüle

AÇIKKAPI: “ELAZIĞ SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, kamuoyunda tartışılan arsa satış iddialarına ilişkin yaptığı kapsamlı açıklamada, sürecin tüm boyutlarıyla takip edildiğini ifade etti.
Açıkkapı, “Elazığ sahipsiz değildir ve hiçbir zaman sahipsiz olmamıştır. Elazığ’ı sahipsiz bırakmaya da kimsenin gücü yetmez” ifadelerini kullanarak eleştirileri yok saymadıklarını, aksine haklı eleştirileri dikkate alan bir anlayışla hareket ettiklerini belirtti. 6 Şubat 2023 depremlerinin şehir planlamasını derinden etkilediğini vurgulayan Açıkkapı, bu süreçte sağlık yatırımları dahil birçok projenin yeniden değerlendirildiğini, bazı alanların ise geçici olarak farklı kullanım modellerine yönlendirildiğini ifade etti. Eski askeri hastane yerleşkesinin farklı amaçlarla kullanılmasının olağanüstü şartların bir sonucu olduğunu belirten Açıkkapı, buna rağmen Elazığ’a 150 yataklı yeni bir hastane kazandırılması yönündeki çalışmaların sürdüğünü ve Sağlık Bakanlığı’nın sürece olumlu yaklaştığını dile getirdi. Açıkkapı, “İlgili taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasına yönelik kararın kamuoyunda oluşturduğu rahatsızlığı net şekilde görüyoruz. Açıkça ifade ediyorum; burada bir yanlışlık vardır ve bu yanlışlık düzeltilecektir” dedi.
İlgili bakanlıklar nezdinde görüşmelerin sürdüğünü belirten Açıkkapı, Özelleştirme İdaresi ve Sağlık Bakanlığı ile temasların devam ettiğini ifade ederek, “Elazığ’ın sağlık altyapısını zayıflatacak hiçbir adımın hayata geçirilmesine izin vermeyiz” şeklinde konuştu.

EROL: “BU DURUM BÜYÜK BİR SKANDAL”

Muhalefet kanadından gelen tepkilerin başında CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol yer aldı. Erol, satış iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada söz konusu planın şehir adına telafisi zor bir hata olduğunu söyledi. Çaydaçıra ve Rızaiye mahallelerinde bulunan eski devlet hastanesi ile askeri hastane arazilerinin satışının gündeme gelmesini “büyük bir skandal” olarak nitelendiren Erol, bu durumun Elazığ’ın geleceği açısından ciddi bir planlama hatası olduğunu ifade etti. Söz konusu alanların hâlihazırda kamu hizmeti sunduğunu hatırlatan Erol, “Bu arsalar hangi gerekçeyle satışa çıkarılıyor?” diyerek süreci sorguladı. İktidar milletvekillerine de eleştiriler yönelten Erol, sürecin şeffaf yürütülmediğini ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini belirtti. Ayrıca daha önce bu alanlardan elde edilecek gelirle yeni hastane yapılacağı yönündeki açıklamaları hatırlatarak, gelirin genel bütçeye aktarılacağı iddiasının soru işaretleri oluşturduğunu dile getirdi.

KARAKUŞ: “ELAZIĞ’IN GELECEĞİ SATILAMAZ”

Yeniden Refah Partisi Elazığ İl Başkanı Erhun Karakuş, Çaydaçıra ve Rızaiye mahallelerinde bulunan eski devlet hastanesi ile eski askeri hastane arazilerinin Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Karakuş, söz konusu kararın şehir planlaması ve kamu yararı açısından ciddi bir hata olduğunu belirterek, bu alanların geçmişte olduğu gibi bugün de kamu hizmeti için değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Elazığ’da kamu alanı eksikliğinin uzun süredir hissedildiğini ifade eden Karakuş, birçok kurumun hizmet verecek uygun alan bulmakta zorlandığını, buna karşılık sağlık, eğitim ve sosyal donatı ihtiyacının her geçen gün arttığını dile getirdi. Bu kapsamda söz konusu arazilerin satışa çıkarılmasını “vizyonsuzluk” olarak nitelendiren Karakuş, kısa vadeli gelir hedeflerinin uzun vadede şehrin gelişimine zarar vereceğini ifade etti. Karakuş açıklamasında, bu alanların sağlık yatırımları, kamu hizmet binaları ve vatandaşların doğrudan faydalanacağı sosyal projeler için değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, aksi bir durumda Elazığ’ın geleceğinin olumsuz etkileneceğini söyledi. Elazığ milletvekillerine de çağrıda bulunan Karakuş, konunun siyaset üstü olduğunu vurgulayarak, şehrin menfaatini korumanın tüm temsilcilerin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Sürece karşı gerekli adımların atılması gerektiğini belirten Karakuş, satışların yakından takip edilmesi gerektiğini dile getirerek, sessiz kalınmasının “yanlışa ortak olmak” anlamına geleceğini söyledi. Yeniden Refah Partisi olarak kamu alanlarının korunması ve artırılması için mücadele edeceklerini ifade eden Karakuş, “Elazığ’ın geleceği birkaç kalem gelir hesabına kurban edilemez” dedi.

Whatsapp Image 2026 04 26 At 12.55.44

SUİÇER: “BU SADECE BİR ARSA MESELESİ DEĞİL”

HÜDA PAR Elazığ İl Başkanı Metin Suiçer de yaptığı açıklamada satış kararına karşı çıktı. Suiçer, söz konusu durumun yalnızca bir satış işlemi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Bu mesele bir arsa meselesi değil, doğrudan Elazığ’ın geleceğiyle ilgilidir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı kararıyla Hazine’ye ait taşınmazların özelleştirme kapsamına alındığını hatırlatan Suiçer, Elazığ’da eski askeri hastane, Ruh ve Akıl Hastalıkları Hastanesi alanı ile eski devlet hastanesi arazisinin bu kapsamda değerlendirilmesinin şehir için telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Söz konusu alanların şehir merkezindeki konumu, altyapı avantajı ve kamu hizmetlerine uygunluğu nedeniyle stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Suiçer, “Bugün satılan bu alanlar, yarın ihtiyaç duyulduğunda aynı şartlarda geri getirilemez” dedi. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine giren Elazığ’da kamu alanı ihtiyacının arttığını belirten Suiçer, birçok kurumun uygun hizmet alanı bulmakta zorlandığını, bu arazilerin ise tam bu noktada önemli bir fırsat alanı olduğunu ifade etti.
Satıştan elde edilecek gelirin doğrudan şehre katkı sağlamayacağını da vurgulayan Suiçer, bu durumun ekonomik açıdan da tartışmalı olduğunu dile getirerek, kamu arazilerinin korunarak halkın hizmetine sunulması gerektiğini belirtti.