ATAUZDER, bu deneyimli kadroların okullar, kamu kurumları ve stratejik tesislerde görevlendirilmesini “istihdam değil, devlet aklı” meselesi olarak vurguluyor.
Türkiye’de yıllarca en zorlu görevlerde bulunmuş, sahada edindiği tecrübe ve disiplinle yetişmiş binlerce eski uzman çavuşun bugün sistem dışında kalması, yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından ciddi bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Atanamayan Uzmanlar Derneği’nin gündeme taşıdığı bu konu, güvenlikten kamu yönetimine kadar geniş bir alanda “hazır insan kaynağının” değerlendirilip değerlendirilmediği sorusunu yeniden ortaya koyuyor. Yapılan çağrılar, meselenin bir istihdam talebinden öte, devlet aklı ve stratejik planlama açısından ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
BU HAZIR GÜÇ NEDEN SİSTEMİN DIŞINDA TUTULUYOR?"
ATAUZDER Genel Başkanı Mustafa Gündeşli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, "Milyarlarca liralık eğitim, yılların saha tecrübesi ve vatan aşkıyla yanan binlerce nefer... Türkiye’nin en zorlu coğrafyalarında, terörle mücadelenin en ön safında ateş çemberinden geçmiş binlerce eski uzman çavuş, bugün sivil hayatta hak ettikleri görevlere atanmayı bekliyor” dedi.
Atanamayan Uzmanlar Derneği (ATAUZDER) Genel Başkanı Mustafa hazırladığı çarpıcı raporla Türkiye’nin önündeki "hazır güç" gerçeğini kamuoyunun vicdanına sundu.
BU BİR İSTİHDAM TALEBİ DEĞİL, BİR "DEVLET AKLI" MESELESİDİR!
Gündeşli, konunun yalnızca bir istihdam talebi olmadığını, devletin kendi yetiştirdiği insan kaynağını etkin ve verimli kullanma zorunluluğu olduğunu vurguladı ve şu soruyu gündeme getirdi: “Devletimiz, her bir eski uzman çavuşun eğitimi için büyük kaynaklar ayırıyor. Bu personel yalnızca teorik eğitim almakla kalmadı; sahada, operasyonlarda ve kriz anlarında aktif görev alarak önemli bir tecrübe kazandı. Bu noktada soruyoruz: Devletin kendi yetiştirdiği bu profesyonel kadrolar neden sistem dışında tutuluyor? Bu birikimin değerlendirilmemesi, sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda milli bir kayıptır.”
“OKULLAR SAVUNMASIZ, KAMUDA AÇIK VAR!”
Kamu kurumları ve özellikle okullarda artan güvenlik ihtiyacına dikkat çeken Gündeşli, çözümün aslında hazır olduğunu vurguladı: “Bir tarafta okullarımızda, hastanelerimizde ve kritik tesislerde güvenlik zafiyetleri gündeme geliyor, bu alanlar için yeni personel alımları planlanıyor. Diğer tarafta ise disiplinli, sahada yetişmiş, gerekli eğitimleri tamamlamış ve görev almaya hazır binlerce kişi bekliyor. Hazır bir insan kaynağı varken, neden sürece yeniden sıfırdan başlanıyor?”
KRİTİK ÜÇ ALANDA ACİL GÖREVLENDİRME ÇAĞRISI
ATAUZDER, çözüm önerisini üç temel başlıkta somutlaştırıyor:
OKULLAR: Çocukların güvenliğini sağlamak adına, sahada tecrübe kazanmış, disiplinli ve kriz yönetimi becerisine sahip eski uzman çavuşların aktif görev alması öneriliyor.
KAMU KURUMLARI: Devlet kültürünü bilen ve kurumsal disipline sahip bu kadroların, kamu binalarında güvenliğin daha etkin sağlanmasına katkı sunabileceği belirtiliyor.
SAVUNMA SANAYİİ: Stratejik öneme sahip tesislerde, gerekli eğitim ve saha deneyimine sahip profesyonel personelin görevlendirilmesinin güvenlik açısından önemli bir adım olacağı ifade ediliyor.
“ONLAR DEVLETİNE KÜSMEDİ, GÖREV BEKLİYOR!”
Gündeşli, çağrısını doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına yönelterek şu ifadelerle tamamladı: “Sayın Cumhurbaşkanım, bu insanlar vatan için büyük fedakârlıklarda bulundu. Bugün görev bekleyen bu kadrolar bir yük değil, ülkemizin önemli bir güvenlik gücüdür. Devletimizin yetiştirdiği bu değerli insan kaynağını atıl bırakmamak gerekir. Yeniden görev verilmesi hem kamu hizmeti hem de güvenlik açısından önemli bir kazanım olacaktır.”