İlk insanın var oluşundan günümüze kadar uzanan süreçte, batıl inançlar toplumların yaşamında etkisini sürdürmeye devam ediyor. Kimi zaman korku, kimi zaman çaresizlik, kimi zaman da rastlantılar sonucu ortaya çıkan bu inanışlar; bireylerin günlük yaşamından sosyal ilişkilere kadar birçok alanda etkisini hissettiriyor.

BATIL İNANÇLAR: RUHTAN DOĞAYA UZANAN YÜZYILLIK İNANIŞLAR
Batıl inançlar, toplumun kültürel yapısında yüzyıllardır yer alan ve günümüzde de etkisini kısmen sürdüren inanışlar arasında bulunuyor. Mezarlık ve ziyaret yerleriyle ilgili inanışlardan doğadaki hayvanlara, ateş ve ocak kültürüne kadar birçok farklı alanda çeşitli inançların bulunduğu görülüyor.
Bu inanışlara göre mezarlıkta ağaç kesmek, türbeden bir şey almak ya da mezarı işaret etmek uğursuzluk olarak kabul ediliyor. Bazı inanışlarda ise kurban sırasında hayvanların davranışları farklı olaylarla ilişkilendiriliyor.
Doğadaki hayvanlar da batıl inançların önemli bir parçasını oluşturuyor. Baykuşun ötmesinin kötü haberle ilişkilendirilmesi, kurdun ulumasının hava değişikliğine yorulması ve bazı hayvan davranışlarının doğa olaylarıyla bağdaştırılması halk arasında yaygın inanışlar arasında yer alıyor.
Ateş ve ocak kültürü etrafında oluşan inanışlarda ise ateşe su dökmenin ya da ateşi söndürmenin uğursuzluk getirdiğine inanılıyor. Ocakla ilgili bazı davranışların evin bereketiyle ilişkilendirildiği görülürken, ateş birçok inanışta hem yaşamın hem de kutsallığın simgesi olarak kabul ediliyor.

GÜNLÜK YAŞAM VE BEREKETLE İLİŞKİLENDİRİLEN İNANIŞLAR
Tarım ve bitkilerle ilgili inanışlarda bazı ağaçların altında uyumanın uğursuzluk getirdiğine inanılırken, ev yaşamında kapı eşiğinde oturmanın ya da bazı davranışların kısmeti etkilediği düşünülüyor. Günlük yaşamda ise gece aynaya bakmak, ıslık çalmak ve bazı eşyaları evden dışarı vermek gibi davranışlar uğursuzlukla ilişkilendiriliyor.
Ekmek kırıntılarına basmamak, ev içinde düzen ve temizliğin bereketle bağlantılı olduğu inancı da toplumda hâlâ karşılık buluyor. Ev içi davranışların ve günlük alışkanlıkların yaşam düzenini etkilediğine dair inanışlar varlığını sürdürüyor.





