Dijital çağda akıllı telefonlar ve sosyal medya platformları günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, bu dönüşümün aile içi iletişime etkisi de tartışma konusu olmaya devam ediyor. İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Arap Dili ve Belagatı Öğretim Üyesi Ayşe Meydanoğlu, dijitalleşmenin aile yapısına etkileri ve bilişim teknolojilerinin doğru kullanımına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

“TEKNOLOJİ İMKÂN SUNDU, SONUÇ BEKLENEN GİBİ OLMADI”

Teknolojinin ortaya çıkış amacının iletişimi kolaylaştırmak olduğunu belirten Meydanoğlu, dijital araçların teoride ilişkileri güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Uzak mesafelerde yaşayan akrabalarla sesli ve görüntülü iletişimin mümkün hale geldiğini ifade eden Meydanoğlu, bu imkânların ilişkileri kuvvetlendirmesi beklenirken pratikte yüz yüze iletişimin zayıfladığını ve bireyler arasında asosyalleşmenin arttığını dile getirdi.

Öğrencilere Hem Gelir Hem Deneyim İmkânı
Öğrencilere Hem Gelir Hem Deneyim İmkânı
İçeriği Görüntüle

SORUN ALETTE DEĞİL, İNSAN DAVRANIŞINDA

Teknolojinin kendisinin kötü olmadığını vurgulayan Meydanoğlu, asıl problemin kullanım biçiminden kaynaklandığını belirtti. Dijital araçların bir imkân sunduğunu ifade eden Meydanoğlu, insanın iradesi ve ahlaki sorumluluğu devre dışı kaldığında aile bağlarının zedelenebileceğini söyledi. Meydanoğlu, sorunun teknolojinin varlığı değil, bireylerin onu hangi niyetle ve nasıl kullandığı olduğunu vurguladı.

AİLE MAHREMİYETİNE DİKKAT

Dijital çağın en önemli risklerinden birinin aile mahremiyetinin aşınması olduğunu belirten Meydanoğlu, ev içi özel alanların sosyal medyada paylaşılmasının güven duygusunu zedelediğini ifade etti. Geçmişte aile terbiyesinde mahremiyetin titizlikle korunduğunu hatırlatan Meydanoğlu, bugün evlerin en özel alanlarının dahi dijital ortamlarda paylaşılmasının teknolojiden değil, yanlış kullanım alışkanlıklarından kaynaklandığını söyledi.

GÜVEN VE HÜRMET ZAYIFLARSA AİLE SARSILIYOR

İslam düşüncesinde aile hayatının karşılıklı hürmet, muhabbet ve güven üzerine kurulu olduğunu belirten Meydanoğlu, dijital ortamda kontrolsüz paylaşımların eşler arasında güvensizlik oluşturabileceğini ifade etti. Mahremiyetin ihlaliyle birlikte saygı ve sevgi bağlarının zayıflayabileceğini belirten Meydanoğlu, bunun uzun vadede aile yapısını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

“ÇÖZÜM TEKNOLOJİYİ HAYATTAN ÇIKARMAK DEĞİL”

Meydanoğlu’na göre çözüm, teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak değil, bilinçli ve ölçülü kullanmak. Aile içinde dijital sınırların belirlenmesi, özel alanın korunması ve yüz yüze iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Meydanoğlu, özellikle ebeveynlerin çocuklara dijital mahremiyet bilinci kazandırmasının önemine dikkat çekti. Dijital çağda aileyi korumanın yolunun bilinçli teknoloji kullanımından geçtiğini belirten Meydanoğlu, meselenin cihazlar değil; irade, niyet ve sorumluluk bilinci olduğunu ifade etti.