Nüfus artışı sadece yetişkinlerle sınırlı kalmadı; doğan bebekler de şehrin demografisine canlılık kattı. Yurt içinden gelen vatandaşlar ve ailelerin şehre taşınmasıyla birlikte nüfus yükselişi desteklendi. Uzmanlar, bu tür küçük artışların şehir planlaması, sosyal hizmetler ve eğitim alanları açısından önemli sinyaller verdiğini belirtiyor.



KADIN NÜFUS ERKEKLERDEN FAZLA

Elazığ’da erkek nüfusu 299.091, kadın nüfusu ise 306.587 olarak kayıtlara geçti. Veriler, kadın nüfusun erkek nüfustan daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, sosyal ve demografik yapının analizinde önemli bir gösterge.



MERKEZ İLÇE NÜFUSU ZİRVEDE, AĞIN EN KÜÇÜK İLÇE


Elazığ’ın nüfusunun büyük bölümü Merkez ilçeye yoğunlaşmış durumda. İl nüfusunun 463.686’sı Merkez’de yaşarken, nüfus bakımından en küçük ilçe ise 2.532 kişi ile Ağın oldu. İl genelinde toplam 11 ilçe, 157 mahalle ve 546 köy bulunuyor. Bu dağılım, şehrin hem kırsal hem de kent merkezli nüfus yoğunluğunu yansıtıyor.



KİLOMETREKAREYE 65 KİŞİ DÜŞÜYOR


Elazığ’ın yüzölçümü 9.383 km² olup, kilometrekareye düşen kişi sayısı 65 olarak belirlendi. Bu veri, ilin nüfus yoğunluğunun Türkiye ortalamalarına kıyasla orta seviyede olduğunu gösteriyor. Artan nüfusla birlikte şehirde konut, altyapı ve sosyal hizmet alanlarında planlamanın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Ağın’ın Yeni Maskotu “Lebi” Sahneye Çıktı
Ağın’ın Yeni Maskotu “Lebi” Sahneye Çıktı
İçeriği Görüntüle



NÜFUS ARTIŞI ŞEHİR YAŞAMINI CANLANDIRIYOR


Şehirdeki nüfus artışı, sadece sayısal bir yükseliş değil, aynı zamanda demografik çeşitliliğin de göstergesi. Yurt içinden gelen göç ve doğan bebeklerle birlikte hem genç nüfus hem de aile yapısı güçleniyor. Uzmanlar, bu artışın eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler açısından yerel yönetimler için planlama gerektirdiğini vurguluyor.
Elazığ’daki bu küçük ama istikrarlı artış, şehirdeki yaşamın sürdürülebilirliği ve hizmetlerin etkinliği açısından önemli bir göstergedir. Önümüzdeki yıllarda, nüfus artışının devam etmesi halinde, şehir planlaması ve sosyal altyapı yatırımlarının daha da kritik hale geleceği öngörülüyor.