Partisinin il kongresine katılmak üzere Elazığ’a gelen Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici coşkulu bir şekilde karşılandı.
Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleşen il kongresine katılan Genel Başkan Mustafa Destici ülke ve dünya gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Destici, ülke ekonomisinin çalışan ve emekliler için sıkıntılı olduğunu belirtti. Amerika’nın İran’a yönelik saldırıları ve İsrail’in Gazze ablukasına da değinen Destici bu konuda Türkiye’nin kararlı bir duruş sergilediğini ifade etti.
Büyük Birlik Partisi İl Kongresi’ne CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, MHP Elazığ İl Başkanı Yunus Bal, ilçe ve belde belediye başkanları ile çok sayıda partili katıldı.
Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren BBP Elazığ İl Başkanı Ömer Ertan, Genel Başkan Mustafa Destici’yi Elazığ’da ağırlamaktan dolayı onur duyduklarını ifade ederek şunları söyledi: “Bugün burada bir kongre için değil, zor bir dönemden geçen ülkemizin yarınlarına sahip çıkmak için toplandık. Hepimiz görüyoruz ekonomik sıkıntılar var geçim derdi büyümüş durumda. Gençlerimiz umut arıyor. Emeklilerimiz nefes almak istiyor. Ama şunu çok iyi biliyoruz ki bu aziz millet her zorluğun üstesinden gelecek iradeye sahiptir. Bizim görevimiz tam burada başlıyor. Sadece konuşan değil çözüm üreten bir siyaset anlayışını ortaya koymak zorundayız. Dünya ateş çemberinden geçiyor. Başta Gazze olmak üzere mazlum coğrafyalarda zulüm devam ediyor ve biz her zaman olduğu gibi zalimin karşısında mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim davamız sadece bir siyaset s davası değil aynı zamanda bir vicdan davasıdır. İçeride birlik olmadan dışarıda güçlü olamayız. Onun için biz ayrıştıran değil birleştiren olacağız. Genel Başkanımız Mustafa Destici’nin ortaya koyduğu milli duruşla bu milletin değerlerinden asla taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz.”
DESTİCİ: ELAZIĞ, TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİNİN BERABERLİĞİNİN YOĞRULDUĞU ŞEHİRDİR
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, “Elazığ Türkiye'nin birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin, harcının yoğrulduğu topraklardan, beldelerden ve şehirlerimizden bir tanesi Elazizdir” dedi.
Elazığ’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Destici, “Askerliğimi Sivas'ta yaptım ama koğuş arkadaşlarımızın önemli bir kısmı Elazığlıydı. Kıymetli Elazığlı kardeşlerim, kıymetli vatandaşlarım Polis haftası içerisindeyiz. Hem terörle mücadelede hem asayişte hem trafikte velhasıl insanın olduğu, hayatın olduğu, devletin olduğu, vatanın olduğu, milletin olduğu her noktada polislerimiz dönen dönen canları pasına hem terörle mücadele ettiler, şehitler ve iler gazi oldular. Asayiş olaylarında da öyle suçlular karşısında ölümler yaşadılar. Ölümle burun buruna geldiler. Uyuşturucuyla mücadele, yasa dışı bahisle mücadele, çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın güvenliği, trafik güvenliği başta olmak üzere hayatımızın her alanını bizim Türk milletinin güven içinde sağlıkla, mutlulukla yaşaması için büyük bir mücadele veriyorlar. Onun için polislerimize, polis teşkilatımıza minnettarız. Hepsini sevgiyle, saygıyla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Şehit rahmetle yad ediyorum. Gazilerimizi selamlıyorum ve terörle mücadele başta olmak üzere hayatın her safhasında mücadele eden tüm polis kardeşlerimize kolaylıklar diliyorum. En son hatırlayın 15 Temmuz hain darbe gecesi Gölbaşı Özel Harekat Başkanlığında 44 gencecik kahraman özel harekat polisimiz haince ve kahpece şehit oldu. Onları da unutmadık. Onları da rahmetle ve şükranla yad ediyoruz” diye konuştu.
POLİSLERİN ÇALIŞMA SAATLERİ DÜZENLENMELİ
Genel Başkan Destici polislerin çalışma şartlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, “Polislerimizin çalışma saatleriyle ilgili düzenleme talepleri var. Polislerimiz 24 saat aralıksız çalışır. Hatta bazen 48 saat ama bir kuruş mesai almazlar. Ama diğer devlet dairelerinde 1 saat 2 saat fazla çalışsa mesaisi yazılır. Bir kere polislerimizin bu mesai hakkından faydalanmaları gerekir. Bununla ilgili yasal düzenlemelerin de meclisten geçmesi gerekir” dedi.
DEPREMDE YAŞAMINI YİTİRENLERE RAHMET DİLİYORUM
Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu hatırlatan BBP Genel Başkanı Destici, “Ülkemiz deprem bölgesi. Çok fay hakları var. Elazığ da onlardan birisi. Dün de Kütahya'da 4.8 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Kütahya başta olmak üzere depremi hisseden bütün illere, bütün vatandaşlarımıza şahsım ve camiam adına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. 2020 yılında Elazığ büyük bir deprem yaşadı. Allah'a şükür ki fazla can kaybı olmadı. Kayıplarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Hak Elazığ'ımızı depremi yaşayan diğer illerimiz başta olmak üzere tüm illerimizi, ülkemizin her bir bölgesini, her bir vatandaşımızı, her türlü şerden kötülükten, kazadan, beladan ve doğal afetlerden muhafaza eylesin” dedi.
İSRAİL, BİR DEVLET DEĞİL
İsrail’in zulümlerle anıldığını ve bir devlet olmadığını ifade eden Destici şöyle konuştu: “Dünyada devletler var. Bir de adı devlet olup normalde devlet sıfatına yakışmayanlar var. Hani Necip Fazıl üstat diyor ya ‘sana devlet diyenin yüzüne tüküreyim.’ Bu terörist İsrail için. Şimdi aynen öyle. Gazze’de yaptıkları ortada. En son biliyorsunuz Mescid-i Aksayı kapattı. Cumaları kıldırmıyor. Bayram namazını kıldırmadı. Tam bir terör ve terör havası. Tabii buna karşı da Türkiye'den sesler yükselir. Biz de sesimizi bütün vatansever, milletperver siyasi partilerimiz gibi yükseltiyoruz. Ve o arada bir de dizi oyuncumuz, bir sanatçı arkadaşımız da sesini yükseltti. Kim? Görkem Sevindik. Kadir Baba. Neye isyan etti? İsrail'in elindeki masum kadın, çocuk, erkek, yaşlı tutuklulara, idam kararına. Görkem Sevindik de buna tepki gösterdi. Bunun üzerine ne yaptı? İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı tehdit etti. Fakat Görkem Sevindik ‘sözümün arkasındayım’ dedi. İşte bizde bu duruşu gösterecek sanatçılar var. Diğerlerine de örnek olmasını istiyorum.
İsrail Gazze'de soykırım yaptı. Filistin'in diğer bölgelerinde yaptı. Gazze’ye gitmiş, oraları görmüş bir kardeşiniz olarak ifade ediyorum ekibimizle birlikte Filistin'e gittik. Batı Şeria'ya, Elhalil'e, Ramallah'a. Hatta dönüşümüzde İsrail polisi biliyorsunuz bizim heyetten bazı arkadaşları gözaltı yaptı. Bana da diyorlar ki başkan bey gitsin biz bunları sonra göndereceğiz. Ben dedim ki arkadaşlarımı almadan gitmem. Genel sekreterimize o zamanki dedim ki siz uçağa geçin ve gerekiyorsa koktpite girin uçağı kaldırmayın. Neticede arkadaşları birkaç saat sonra bıraktılar. Şimdi bütün katliamları yaptı soykırımcı. Türkiye tabi İsrail'e karşı net bir duruş ortaya koyuyor. İran konusunda da öyle. İran'a niye saldırdılar? Amerika niye saldırdı? Teröristlerin kışkırtmasıyla saldırdı. Fakat işin o kadar kolay olmadığını anladılar. Şimdi paçayı kurtarmaya çalışıyorlar. Ama İsrail'i de istemiyor. Neden? İsrail istiyor ki burada sürekli savaş olsun, kan olsun, gözyaşı olsun ki onun güvenliğiyle ilgili bir sıkıntı olmasın. O istediği hamleleri yapabilsin. İstediği soykırımı gerçekleştirsin. İstediği yere saldırsın. Bakın sadece Filistin'e değil Lübnan'a saldırıyor. Binlerce masum insan Suriye'de dürzüleri kışkırtıyor.”
İSRAİL ORTADOĞUYU KARIŞTIRIYOR
İsrail’in tek derdinin Ortadoğu coğrafyasının karıştırmak olduğunu kaydeden Destici, “Şimdi buraya gelirken aldığım haber Suriye'nin güneyinde Süveyda'da dürzilerin lideri Suriye'den ayrılıp bağımsız bir yapı kurmayı ve İsrail’e katılmayı istedikleri. Şimdi coğrafyamızdaki gelişmelere bakın. Bütün bunları yaparken istiyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı başta olmak üzere bakanları, siyasi partileri ve halk ses çıkarmasın. Öyle yağma yok. Bu millet, bu Türk Milleti haksızlık karşısında asla susmamıştır. Hep zalimin karşısında olmuştur. Mazlumun yanında olmuştur. Tarihte pek çok örneği var. Türk milleti zamanı geldiğinde bir mazluma sahip çıkmak için dünyayı yakmıştır. Ya da kendisi yanmıştır ama mazlumu vermemiştir. Mazluma sahip çıkmıştır. Şimdi Türkiye'nin tavrı bu olduğu için ne yapıyor? Katil terörist soykırımcı Netenyahu ne diyor? Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor. Bu ülkenin cumhurbaşkanına hakaret demek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hakarettir. Bu milletin tamamına hakarettir. Çünkü Cumhurbaşkanı bu ülkeyi temsil etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türk Milleti’ni ve ay yıldızlı al bayrağı temsil etmektedir. Ona yapılan hakaret bütün Türk Milleti’ne yapılmıştır. Zaten bu hakaretten sonra verilen tepkiler sadece AK Parti ya da Cumhur İttifakı partilerimizden değil, Türkiye'deki hemen hemen bütün siyasi partilerimiz bu hakarete sert bir şekilde cevap vermiştir. Doğru olanı da budur. Peşine İsrail Savunma Bakanı Katz'ın açıklamaları gelmiştir. O da Türkiye'yi ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı hedef almıştır. Oraya başka isimler etiketlemiştir. Neden? Türkiye'nin içinde bir nifak oluşturmak istiyor. Ama herkes hak ettiği cevabı vermiştir. Biz de buradan Elazığ'dan Elazığlı kardeşlerimizle birlikte buradan o hadsizlere, o teröristlere, o soykırımcılara diyoruz ki siz ne kadar havlarsanız havlayın, sizin gücünüz, kudretiniz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, onun cumhurbaşkanına asla yetmeyecektir ve sonunda layığınızı bulacaksınız.
Devletin bu kadar müsamahasını, devletin ve hükümetin bu kadar efendim alan açmasına rağmen hadsizleşenlere, çirkinleşenlere ve kabul edilemeyecek taleplerde bulunanlara da diyoruz ki aklınızı başınıza alın. Amerika ve İsrail bugün sizi pohpohlayabilir. Sizi destekler görünebilir size silah verebilir. Size lojistik destek sağlayabilir. Ama işi bittiğinde Saddam’a ne yaptıysa, Kaddafi’ye ne yaptıysa size de onu yapar. Geçmişte Barzanilere ne yaptıysa size de onu yapar. Onun için taşıdığınız Türkiye Cumhuriyeti Devleti kimliğine, pasaportuna saygı duyuyorsanız meydanlara indiğinizde ister nevruz kutlaması adı altında olsun, ister başka programlar adı altında olsun, elinize başka bölgelerin bayraklarını değil, PKK paçavralarını değil, rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı al bayrağı alacaksın” diye konuştu.
ELİNDE TÜRK BAYRAĞI TAŞIMAYANLARIN KAFASINDA BAŞKA BAYRAKLAR VARDIR
BBP Genel Başkanı Destici, elinde Türk Bayrağı taşımayanların kafasında başka devletlerin bayrağı düşüncesi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülkenin kimliğini, bu ülkenin pasaportunu taşıyan hatta milletvekilliği yapan, farklı görevlerde yapan, bu ülkenin ekmeğini yiyen birisi meydana indiğinde elinde Türk bayrağı değil başka bir bölgenin bayrağı ya da terör örgütünün bayrakları varsa, teröristlerin fotoğrafları varsa o zaman bu ne demektir? Ben bu devleti tanımıyorum demektir. Onun için siz bunların şu anda istedikleri bütün talepleri bile kabul etseniz eline Türk bayrağı almayanın kafasında bir tane düşünce vardır. Hedefinde, rüyasında, hayalinde. O da ne? Başka bir bayraktır. Başka bir bayrak nedir? Başka bir devlettir. Başka bir devlet nedir? Başka bir ülkedir ve bölünmedir. Bunların nihai derdi bölünmüşlüktür. Bunu açık ve net olarak söylüyorum. Onun için biz yılanın kafasını küçükken maalesef ezmedik. Dönem dönem zafiyetler yaşadık. Bu terörle mücadelede devlet şefkat elini uzattı. Ama bu el hiçbir zaman öpülmedi. Her zaman ısırıldı. Onun için bunlara karşı bizim artık tecrübemiz daha yüksek. Devletine saygı duymayan, bu ay yıldızlı al bayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete, bu devlete hayır gelmez. Bunlarla da barış falan olmaz.”
BİZ SAVAŞLAR SONA ERSİN İSTİYORUZ
Savaşların sona ermesini istediklerini kaydeden Genel Başkan Destici, “İstiyoruz ki bölgemizde savaş bitsin. Pakistan'da İran ve ABD heyetleri bir araya geldi ama maalesef anlaşmazlık çıktı. İsterdik ki anlaşma çıksın. Ateşkes sürekli olsun. Savaş gitsin, barış gelsin. Ama maalesef bu olmadı. Neden olmadı? Çünkü İsrail Amerika'yı kışkırtıyor. İran'ı teslim almak istiyor. Bütün şartlarımızı kabul edeceksiniz diyor. İran'da haklı olarak bunu kabul etmiyor. Trump bir zafer kazandım demek istiyor Kasım seçimleri öncesinde. Ama ortada bir zafer yok. Ortada aslında bir yenilgi var ve hala neyin ısrarını yapıyor? Uluslararası bir dünya atom kurulu var. Bu denetler bunun raporlarına göre yaptırım uygulanır ya da uygulanmaz. Savaş başlamadan önce uluslararası atom kurumunun personelinin % 70'i İran'da çalışıyordu. Zaten 100 personeli varsa 70'i İran'daydı zaten. Onların böyle bir raporu yok. Onlar böyle bir rapor ortaya koymadı. Ama dert ne? Dert kurt kuzuyu yiyecek. Suyunu ne taraftan attı önemli değil. İran'ın petrolünü alacak. Körfez ülkelerinin petrolünün çoğunu aldı zaten. Hürmüz boğazının kontrolünü eline geçirecek ve bütün petrolü o enerjiyi doğalgaza uygulayacak. Daha da önemlisi İsrail’in güvenliğini de bu arada sağlama almış olacak. Ama bu sefer hesaplar tutmadı” ifadelerine yer verdi.
EKONOMİK SIKINTILAR GİDERİLMELİ
Ülke ekonomisinin bir an önce düzelmesi adına sorumluluk sahiplerinin üzerine düşeni yapmasını istediklerini belirten Destici şunları söyledi: “Gündemde tabii ne var? Ekonomi var. Emeklilerimizin maaş adaletsizliği var. Hiçbir şey söylemeye gerek yok. Sadece iki bilgi vereceğim. Ocak 2023 en düşük emekli maaşı 7.500 en düşük kamu işçisi ve kamu memuru maaşı da 11.000. Yani emekli çalışanın üçte ikisini alıyor. Temmuz'a geldik. Bir anda kamu işçisi ve kamu memuru 21.000-22.000 oldu. Bir de memura verilen seyyanen 8 bin TL emekliye verilmiş. Halbuki 2011 anayasasına biz destek verirken bizim şartlarımızdan ve anayasa değişikliğinde yer alması gereken konulardan bir tanesi şuydu. Emeklilerin de bu memur toplu sözleşme anlaşmasından yararlanması, faydalanması ama maalesef memur emeklilerine bile bu 8 bin TL verilmedi.
Evlilikler azalıyor, boşanmalar artıyor. Çocuk sayımız habire aşağıya gidiyor. Biz en çok nüfusumuzla, gücümüzle genç nüfus yüksek olmasıyla övünüyoruz. Avrupa'nın genç nüfusu en yüksek ülkesi, en büyük zenginlik bu. Şu anda nüfusu aşağı inen, nesli tükenen ilk beş ülke arasındayız hızla. Onun için evlilikleri desteklemeliyiz. Aileyi desteklemeliyiz. Daha önce de söyledim yine söylüyorum. Yani özellikle evli olanları, çocuklu olanları desteklemeliyiz. Çalışan kadınlarımızı desteklemeliyiz. Israrla söylüyoruz. Çalışma hayatında kadınlarımız işe bir saat geç gitmeli, bir saat erken çıkmalıdır. Çünkü aynı zamanda bir de yuva idare ediyor. Onun için biz bütün bunları yapmak için ne yapmak zorundayız? Vatandaşımızın refahını artırmalıyız. Onun için de üreteni desteklemekten başka çaremiz yok. Üreteni destekleyeceğiz. Çiftçiyi destekleyeceğiz. Sanayiciyi destekleyeceğiz. Üreteni destekleyeceğiz.”
İL BAŞKANIMIZA BAŞARILAR DİLİYORUM
Genel Başkan Destici konuşmasının sonunda il başkanı Ömer Ertan’a başarılar dileyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Elazığlı kardeşlerimizi, çevre illerden gelen arkadaşlarımızı ve bizleri izleyen kıymetli vatandaşlarımızı bir kez daha sevgiyle, saygıyla hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Ömer Ertan kardeşime bugüne kadar hizmetleri için yönetimiyle birlikte teşekkür ediyorum. Bugün tek liste olarak inşallah delegelerimizin desteğiyle tekrar seçilecek ve başarılı bir şekilde görevine devam edecek. Şimdiden yönetim kuruluyla birlikte tebrik ediyor, başarılar diliyorum.”