Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün yalnızca depremle anılan bir kurum olmadığını belirten Önalan, müdürlük bünyesinde 256 personelle hizmet verdiklerini, 11 şube müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarla birlikte 12-13 birimle çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Depremin yalnızca birkaç şubeyi doğrudan ilgilendirdiğini aktaran Önalan, çevre birimleri, yerel yönetimler, milli emlak, yapı denetim, yapım ve yapı malzemeleri gibi birçok alanda faaliyet yürütüldüğünü söyledi.

2020’DE BAŞLATTIĞIMIZ ÇALIŞMALARIN SONUCUNU 2023’TE GÖRDÜK

Genel Kurulda Basının Desteklenmesine Yönelik Düzenlemeler
Genel Kurulda Basının Desteklenmesine Yönelik Düzenlemeler
İçeriği Görüntüle

2020 Elazığ depremi sonrası dakikalar içerisinde sahaya indiklerini belirten Önalan, hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını ve haritalar üzerinden kapsamlı analizler yapıldığını kaydetti. Normal süreçte konut yapımının hasar tespit ve hak sahipliği çalışmalarından sonra başladığını ancak vatandaşların mağduriyetini önlemek amacıyla depremden birkaç gün sonra temellerin atıldığını ifade etti.
2020’de yer seçimlerinin AFAD tarafından yapıldığını, 2023’te ise bu süreci kendilerinin yürüttüğünü belirten Önalan, konutların ekip tarafından inşa edildiğini söyledi. Pandemi sürecinde dışarıdan gelen 1175 teknik personelin illerine dönmek zorunda kaldığını, çalışmaların Elazığ’daki ekip tarafından tamamlandığını ifade etti.
2023 depremini 2020’de yürütülen çalışmalar sayesinde az hasarla atlattıklarını belirten Önalan, “2023’te yıkılan bir yapı vardı, o da tahliye edilmişti. Ancak sonrasında yaşanan üzücü olayda bir vatandaşımız ve bir polis memuru hayatını kaybetti” dedi.
Toplu Konut İdaresi eliyle yapılan konutların güvenlik testini “asrın felaketinde” verdiğini kaydeden Önalan, TOKİ konutlarında hasar oluşmadığını, yapı denetime tabi özel inşaatlarda da yönetmeliklere uygunluk sayesinde ciddi hasar yaşanmadığını söyledi.

41 BİN YAPI, 160 BİN KİŞİYE GÜVENLİ KONUT

2020 ve 2023 depremleri sonrası yaklaşık 41 bin yapının inşa edildiğini belirten Önalan, ortalama dört kişilik hane hesabıyla 160-170 bin kişinin güvenli yapı stokuna kavuşturulduğunu ifade etti. Güneykent bölgesinde yaklaşık 60-65 bin kişinin yaşadığını aktaran Önalan, çalışmaların yerinde dönüşüm, kentsel dönüşüm ve afet konutları kapsamında devam edeceğini kaydetti.

İHALE YÖNTEMLERİ BAKANLIKÇA BELİRLENİYOR

İhalelere yönelik iddialara da yanıt veren Önalan, ihale yöntemlerinin il müdürlüğü tarafından değil, bakanlık tarafından belirlendiğini vurguladı. 13 paket elektrik ihalesi ile 5 paket altyapı ihalesi gerçekleştirdiklerini belirten Önalan, ihale yöntemlerinin kendilerine yazılı olarak bildirildiğini ifade etti.
Altyapı ve çevre düzenleme işlerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/B maddesi kapsamında pazarlık usulüyle yapıldığını belirten Önalan, bu yöntemin doğal afet, can ve mal güvenliği gibi ivedi durumlarda uygulanabildiğini söyledi. Açık ihale sürecinin zaman alacağını ve vatandaşların daha uzun süre konteynerde kalmasına neden olabileceğini dile getirdi.

EN AZ 3 DEĞİL, ORTALAMA 11 FİRMA DAVET ETTİK

Pazarlık usulünde en az üç firmanın davet edilmesinin yeterli olduğunu hatırlatan Önalan, kendilerinin ortalama 11 firmayı davet ettiklerini ifade etti. Elektrik ihalelerinde toplam 346 firmanın davet edildiğini, teklif vermeyen ya da dosya hazırlayamayan firmalar olabileceğini belirtti.
İhalelere katılmak isteyen firmaların dilekçe ile başvurabileceğini kaydeden Önalan, başvuru yapan tüm firmaların davet edileceğini açıkladı.
İhalelerde tenzilat oranının düşük olduğu iddialarına da değinen Önalan, son beş ihalede ortalama tenzilat oranının yüzde 20,44 olduğunu, elektrik ihalelerinde ise bu oranın yüzde 27,22’ye ulaştığını söyledi.
Bir elektrik ihalesinin yüzde 10 tenzilatla sonuçlandığını ancak bu oranı düşük bulduğu için yetkisini kullanarak ihaleyi iptal ettiğini belirten Önalan, konuyu Vali’ye arz ettiğini ve onay doğrultusunda iptal işlemini gerçekleştirdiğini ifade etti.

“BELGELER EKAP’TA AÇIK”

İhale sonuçlarının ve tenzilat oranlarının EKAP üzerinden incelenebileceğini vurgulayan Önalan, kişisel verilerin korunması ve ihale evraklarının gizliliği nedeniyle bazı belgeleri kamuoyuyla paylaşamadıklarını ancak gazetecilere incelemeleri için sunduklarını söyledi.

BU ŞEHRE HİZMET ETMEYİ BORÇ BİLİYORUM

Sekiz yıl müdür yardımcılığı, bir buçuk yıl il müdürlüğü yaptığını belirten Önalan, “Bu şehre hizmet etmeyi kendime bir borç olarak görüyorum. Gerekirse paspas yaparak, gerekirse il müdürü olarak görev yaparım. Bu şehirde doğdum, bu şehirde büyüdüm, bu şehrin ekmeğini yedim. Kendimi Elazığ’a karşı vicdanen sorumlu hissediyorum. Allah ömür verdiği sürece hizmet etmeye devam edeceğim. Gelin, enerjimizi ve zamanımızı tartışmalara değil, bu şehre ne katabileceğimize ve Elazığ’ı nasıl daha ileriye taşıyabileceğimize harcayalım” dedi.