Elazığ Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Yavuz Haykır, Anadolu’nun Türkleşme sürecinde önemli izler bırakan Belek Gazi’nin şehadetinin 902. yılı dolayısıyla açıklama yaptı. Haykır, Belek Gazi’nin yalnızca yaşadığı dönemin güçlü komutanlarından biri olmadığını, aynı zamanda Anadolu’nun vatanlaşma sürecinde önemli bir tarihi şahsiyet olduğunu ifade etti.
Haykır, 11. yüzyıldan itibaren Türk beylerinin Kızıl Elma ülküsü doğrultusunda Anadolu’ya yöneldiğini belirterek, bu süreçte sadece fetihlerin yapılmadığını, şehirlerin imar edilerek kalıcı bir medeniyet anlayışının inşa edildiğini kaydetti.
ANADOLU’NUN VATANLAŞMA SÜRECİNE DİKKAT ÇEKTİ
Prof. Dr. Yavuz Haykır, Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesinin Türk tarihi açısından en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı.
Haykır, Türk beylerinin Anadolu’ya yönelişiyle birlikte bölgede askeri başarıların yanı sıra şehirleşme, imar ve kültürel yerleşim sürecinin de başladığını ifade etti. Bu yönüyle Anadolu’nun yalnızca fethedilen bir coğrafya olmadığını, aynı zamanda köklü bir medeniyet merkezi haline getirildiğini belirtti.
BELEK GAZİ’NİN TARİHTEKİ ROLÜ VURGULANDI
Haykır, Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutanlarından Artuk Bey ve onun soyundan gelenlerin Anadolu’da önemli görevler üstlendiğini söyledi.
Artuklu mirasının Diyarbakır, Mardin ve Harput gibi şehirlerde yaşatıldığını belirten Haykır, Haçlı seferleri döneminde bölgenin büyük tehdit altında kaldığını hatırlattı. Bu süreçte Artuk Bey’in torunu Belek Gazi’nin önemli bir rol oynadığını dile getirdi.
Haykır, Belek Gazi’nin Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan’ın oğlu Tuğrul Aslan’a atabeylik yaptığını ve Yukarı Fırat Bölgesi’nde hakimiyet kurduğunu ifade etti. Harput’un fethiyle birlikte bölgede Türk hakimiyetinin daha da güçlendiğini belirtti.
HAÇLILARA KARŞI ÖNEMLİ MÜCADELE VERDİ
Açıklamada, Belek Gazi’nin amcası İlgazi ile birlikte Suriye seferlerine katıldığı ve Haçlıların ilerleyişinin durdurulmasında etkili olduğu kaydedildi.
Haykır, Belek Gazi’nin Urfa Kontu Joselin ile Birecik Senyörü Galeran’ı esir aldığını, uzun yıllar Haçlılarla mücadele ettiğini ve 5 Mayıs 1124’te Menbiç yakınlarında büyük bir zafer kazandığını hatırlattı.
Bu zaferin ardından Sur’a yardım amacıyla yola çıkan Belek Gazi’nin, Menbiç Kalesi kuşatması sırasında kaleden atılan bir okla 6 Mayıs 1124 tarihinde şehit düştüğü ifade edildi.
“İSLAM DÜNYASININ ÖNEMLİ BİR MÜCAHİDİ”
Prof. Dr. Yavuz Haykır, Belek Gazi’nin yalnızca bir komutan olarak değil, Türklüğün ve İslam dünyasının önemli bir mücahidi olarak hatırlanması gerektiğini belirtti.
Haykır, Belek Gazi’nin mücadelesinin bugün de milli bilinç, tarih şuurı ve kararlı duruş açısından önemli bir ilham kaynağı olduğunu ifade etti. Elazığ’ın tarihsel kimliğinin bu mirasla şekillendiğini söyleyen Haykır, şehrin geçmişine sahip çıkarak geleceğe yürümeye devam edeceğini vurguladı.
RAHMET VE MİNNETLE ANILDI
Haykır, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında büyük rol oynayan Artuklu hükümdarı Belek Gazi’yi şehadetinin 902. yılında rahmet ve minnetle andıklarını belirtti.
Belek Gazi’nin Harput ve çevresindeki tarihi mirasının, Elazığ’ın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğu ifade edildi.




